Klimakteryum Dönemde Beslenme

Sevgili Kadınlar,

Klimakteryum döneminden daha önce de bahsetmiştik. Bu döneminizi daha sağlıklı geçirmeniz için yapmanız gereken sağlık davranışlarınızı olumlu yönde geliştirmektir. Sağlık davranışlarınızı olumlu yönde geliştirmek; beslenmenizin düzenlenmesi, vücut için gerekli uyku ve dinlemenin sağlanması, uygun fiziksel aktivitenin yapılması, gebelikten korunma, düzenli cinsel yaşam, vücuttaki sıcaklık değişimleri ile baş etme, stres ile baş etme gibi konuları içerir.

Hayatınızın her döneminde önemli bir yere sahip olan beslenme, vücudunuzdaki östrojen değişikliklerinin meydana gelmesiyle klimakteryum dönemde de ayrı bir öneme sahiptir. Bu dönemde östrojen yetersizliğinden dolayı koroner kalp hastalığına yatkınlık artar ve yine östrojen seviyesinin düşmesi nedeniyle osteoporoz dediğimiz kemik erimesi riski de artış gösterir. Bu yüzden beslenmenizde tuzun ve şekerin azaltılmasında, kalsiyum ve D vitaminden zengin besinlerin tüketilmesinde fayda vardır. Ayrıca alkol, sigara, çay ve kahve de sınırlandırılmalıdır. Gerekirse bir uzmandan yardım alınmalıdır.

Sağlıkla Kalın…

Burcu DİŞLİ

 

Kaynak: Şahin, N.H. (2016). Klimakteryum dönemi ve menopoz. Hemşirelere ve ebelere yönelik kadın sağlığı ve hastalıkları (2. Baskı) içinde (s.163-170). İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri

               Karanisoğlu, H., Dinç, H. (2012). Klimakterik dönem. Kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliği el kitabı (2. Baskı) içinde (s.447-461). İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları.

              Saka, G., Ceylan, A., Ertem, M., Palanci, Y., & Toksöz, P. (2005). Diyarbakır il merkezinde lise ve üzeri öğrenim görmüş 40 yaş üzeri kadınların menopoz dönemine ait bazı özellikleri ve kalsiyum kaynağı yiyecekleri tüketim sıklıkları. Dicle Tıp Dergisi32(2), 77-83.

 

Kadının Dönemleri: Klimakteryum Dönem

Sevgili Kadınlar,

Hayatımız boyunca çeşitli dönemlerden geçiyoruz. Bu dönemlerden birisi de klimakteryum dönemi dediğimiz dönemdir. Peki klimakteryum dönemi nedir?

Premenopozal, perimenopozal ve postmenopozal adında üç ayrı dönemin birleşiminden oluşan döneme klimakteryum dönemi denilmektedir. Bu dönemler ise menopozdan önce 2-6 yıllık zaman dilimini içeren premenopozal dönem, son adet döneminden sonra geçen bir yıllık zaman dilimini içeren perimenopozal dönem ve bu süreçten sonraki 6-8 yıllık süreyi içeren postmenopozal dönemdir.

Klimakteryum dönem boyunca kadında çeşitli değişimler meydana gelmektedir. Bu değişimlerin başında da adet kanamasının kesilmesi yer almaktadır. Bunun yanı sıra sıcak basmaları, duygu durumundaki ani değişimler, genital organlarda küçülme, kemik erimesi, kalp damar hastalıkları ve ciltte değişimler görülmektedir. Bu değişimler size korkutucu gelebilir. Fakat sağlık davranışlarınızı olumlu yönde geliştirirseniz klimakteryum döneminin hiç de korkutucu olmadığınızı göreceksiniz.

Sağlıkla kalın…

Burcu DİŞLİ

 

Kaynak: Şahin, N.H. (2016). Klimakteryum dönemi ve menopoz. Hemşirelere ve ebelere yönelik kadın sağlığı ve hastalıkları (2. Baskı) içinde (s.163-170). İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri

               Karanisoğlu, H., Dinç, H. (2012). Klimakterik dönem. Kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliği el kitabı (2. Baskı) içinde (s.447-461). İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları.

 

Gebelikte Egzersizin Yararları

 

Sevgili Hanımlar,

Gebelikte egzersiz ile ilgili hepimiz bir şeyler duymuşuzdur. Peki egzersiz gerçekten de gebelikte yararlı mı?

Sağlıklı bir gebelik geçiren anne adayları için gebelikte egzersizin çeşitli yararları vardır. Bulantı kusma, kas ve eklem ağrıları, kabızlık, ödem, stres, solunum problemleri gibi gebeliğe bağlı oluşan sorunların azaltılmasında egzersiz önemli bir yere sahiptir.

Gebelik dönemindeki egzersizler; günlük yaşamda vücut mekaniğinin doğru kullanılmasını öğreterek sırt ağrılarının azalmasını, gevşeme egzersizleriyle kasların gevşeyerek stresin azalmasını, solunum egzersizleriyle anne ve bebeğin daha iyi oksijenlenmesini ve anneyi sakinleştirerek gevşemesini, karın kalça egzersizleriyle kasları güçlendirerek bebeği ve rahmi desteklemeyi, sırt boyun göğüs egzersizleri ile de sırt ağrıların azalmasını sağlar.

Gebelik döneminde yapılması gereken egzersizlere; kalça germe egzersizleri, kasık germe egzersizleri, pelvik tabanı güçlendiren egzersizler ve pelvisi hareket ettiren egzersizler de dahildir. Tüm bu egzersizler kaslarımızın güçlenmesini sağlayarak doğumun daha rahat ve kolay gerçekleşmesine yardımcı olur, doğum sonrasında ise iyileşme aşamasını hızlandırır. Ancak riskli bir gebelik geçiren gebeler için bu egzersizler sakıncalı olabilir. Mutlaka egzersiz yapmadan önce doktorunuza danışmayı unutmayınız.

Sevgiyle Kalın…

Burcu DİŞLİ

 

Kaynak: Coşkun, A. (Ed.) (2014).Hemşire ve ebeler için kadın sağlığı ve hastalıkları öğrenim rehberi. İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri

 

Gebelik ve Folik Asit

Sevgili Hanımlar,

Gebelikte besinlerin, vitaminlerin ve minerallerin bebeğiniz için önemini biliyorsunuz. Peki gebelik öncesindeki önemini biliyor musunuz?

Gebelikteki beslenme kadar gebelik öncesindeki beslenme de bebek için önemli bir yere sahiptir. Gebelik öncesindeki yetersiz beslenme gebelikte istenmeyen risk faktörlerini arttırabilir ve doğumsal anomalilere sebep olabilir. Doğumsal anomalilerden biri olan nöral tüp defekti folik asit desteği ile önlenebilir. Bu yüzden folik asit desteği bu dönemin olmazsa olmazlarındandır. Dünya Sağlık Örgütü tüm kadınların gebelik öncesinde ve gebeliğin 12. haftasına kadar folik asit kullanımını önermektedir. Siz de bebeğinizin sağlığı için sağlık kurumlarından bu konuda yardım alabilirsiniz.

Sevgiyle Kalın…

Burcu DİŞLİ

 

Kaynak: http://www.who.int/elena/titles/folate_periconceptional/en/

 

Gebelik Öncesi Bakım

 

Sevgili Hanımlar,

‘‘Gebelik öncesi bakım da nedir?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Daha ortada bebek yok ne bakımı diye düşünmeyin lütfen. Eğer bir gebelik planlıyorsanız gebelik öncesi bakım hem siz hem de bebeğiniz için çok önemli bir yere sahip. Yapılan araştırmalara göre anne ve bebeğe dair sorunlarının çoğu gebeliğin 17.-56. günlerde oluşmaktadır. Çünkü siz gebeliğin başlarında gebe olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz ve bu dönemde bilmeyerek bebeğiniz için zararlı olan maddelere maruz kalabilir, bebeğinize istemeden zarar verebilirsiniz. Oysaki gebelik öncesi bakım ile doğurganlığınızı düzenleyebilir, risk faktörlerini belirleyebilir, ne zaman gebe kalacağınızı hesaplayarak bebeğinize ve kendinize daha sağlıklı bir ortam hazırlayabilirsiniz.

Sevgiyle Kalın…

Burcu DİŞLİ

Kaynak: Coşkun, A., Güngör, İ. (2016). Genetik Danışmanlık ve Prekonsepsiyonel Bakım. Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği El Kitabı (2.Baskı) içinde (s.105-132). İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları.